Özel içerik:

Radikal Selefilik Türkiye’de nasıl örgütleniyor? Eski bir üye anlattı

Güçlenirlerse silahlanıp Türkiye'yi hedef alırlar Son yıllarda özellikle Orta Doğu’daki...

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nden kritik uyarı: Türkiye kritik bağımlılıkları yönetemezse karar alma kapasitesi zayıflayabilir

**Türkiye yapay zekâda 2030 rotasını resmileştirdi: Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nden...

Üsküdar’da toprağın altındaki tarih gün yüzüne çıkarıldı: 53 yıllık tescilli yapı korumaya alınıyor

İstanbul Üsküdar'da 1973 yılında kültür varlığı olarak tescil edilen...

Şükran Ovalı’dan samimi açıklamalar

Şükran Ovalı, Elele’nin yeni sayısı için objektif karşısına geçti. Genç oyuncu, dergiye hakkında merak edilenleri de anlattı.

Nasılsınız bugünlerde?

İyiyim! Baharın gelmesini bekliyorum. Kış biraz uzun sürdü.
30 yaşınıza yeni girdiniz. Olduğunuz yerden, kurduğunuz hayattan, yaptığınız hatalardan ne kadar memnunsunuz?
Yaşarken memnun olmadığım ama olduğum andan baktığımda “iyi ki!” dediğim çok şey var. Hatta kocaman bir “iyi ki” diyorum. Ve korkmuyorum hata yapmaktan, denemekten, yanılmaktan. Daha gerçek olmaya yaklaştırıyor çünkü. 30 gerçekten enteresan bir yaşmış. Kendine has ve daha net. Başkaları için yaşamayı bırakıp kendin için yaşadığın, yaşamak istediğin bir yaş. Geriye dönüp baktığımda memnunum hatalarımdan, seçimlerimden. Vicdanım rahat.
Hayatı kaçırdım, kaçırıyorum gibi endişeler yaşıyor musunuz?

Anı yaşıyorum açıkçası. Kaçırdığım şeylerden endişe duymuyorum. Zamana bırakınca aslında bir şey kaçırmadığımı da fark ediyorum.

Peki, biraz Erkan Petekkaya’yla rol aldığınız filminizden bahsedelim. “Yeni Dünya” nasıl bir film?

Derdi olan bir film. Bir ailenin kayboluşuna tanıklık ettiğimiz, üstünü örttüğümüz, bazen es geçtiğimiz gerçeklikle bizi çok yakından yüzleştiriyor.

Nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?

Genç yaşta evlenmiş, Down sendromlu çocuğu olan, köyden kente çocuğuna eğitim vermek için gelen, ancak eğitimin nasıl olması gerektiğine son derece yabancı olan bir anne Melek. Çocuğunun rahatsızlığının kendi suçu olduğunu düşünen, sıkışmış ve kaybolmuş bir kadın.

Oyuncu olarak mı ölmek istiyorsunuz?

Yarına bir garantim yok, o yüzden bilmiyorum hayat ne getirir. ‘Keşke’lerimin az olduğu bir ölüm istediğim kesin. İstediğim ve sevdiğim işi yapıyorum. Nöbetçi öğrencilik gibi oyunculuk. Her seferinde ilk gibi. Başka biri olmayı kabul etmek, bir sürü farklı karakteri canlandırırken bir hayata bir sürü ömür sığdırmak…

10 yaşındaki Şükran, bugünkü Şükran’ı görse nasıl bakardı size?

İkisi de oyun oynamayı çok seviyor. Beraber oyun oynarlardı büyük ihtimalle.

Ne tavsiye verirdiniz o 10 yaşındaki çocuğa?

“Ne olursan ol kendin ol. İyi olmaktan ve iyi şeyler dilemekten vazgeçme. Korkma” derdim.

Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?

Çocuk gibi. “Yaramazlık hakkımız, söke söke alırız” çocuklarındandım ben. Ağaçtan düşen, evde güzel yemekler pişerken sokakta oyun oynamak uğruna salça ekmek yiyen, üstünü kirletmekten çekinmeyen, bisikletten düşse de kalkıp devam eden güzel bir çocuktum.

En zayıf noktanız ne?

Sokak hayvanlarına ve çocuklara yani savunmasız olan her canlıya zulüm edildiğini gördüğümde dayanamıyorum.

Sabrınız nerede tükenir?

Vicdansızlık gördüğümde.

“DİYET YAPAMAM”

Çaresiz kaldığınızda kimin kapısını çalarsınız?
Yakınlarımın. Ailem ve arkadaşlarımın…

Sizce bu hayattaki en tehlikeli duygu hangisi?

Kibir.

Takıntılarınız var mı?

Gözünü kaşıyana bakamam.

Sanki 40 yıldır tanışıyormuş hissi yaratıyorsunuz insanda. Size kolay güvenip sırlarını açar mı hemen insanlar?

Paylaşırlar. Çok duydum bunu, mutlu oluyorum.

Peki ya siz güvenir misiniz insanlara?

Güvenirim ama zaman gösterir gerçeği.

Sağlıklı yaşam, spor, diyet… Bunlar hayatınızın ne kadarını kapsıyor?
Valla yok! Malum set şartları. Diyet yapamam, yemek yemeyi seviyorum. Özellikle de tatlıları.

05.04.2015

HABERTÜRK

Son Eklenenler

Radikal Selefilik Türkiye’de nasıl örgütleniyor? Eski bir üye anlattı

Güçlenirlerse silahlanıp Türkiye'yi hedef alırlar Son yıllarda özellikle Orta Doğu’daki...

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nden kritik uyarı: Türkiye kritik bağımlılıkları yönetemezse karar alma kapasitesi zayıflayabilir

**Türkiye yapay zekâda 2030 rotasını resmileştirdi: Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nden...

Üsküdar’da toprağın altındaki tarih gün yüzüne çıkarıldı: 53 yıllık tescilli yapı korumaya alınıyor

İstanbul Üsküdar'da 1973 yılında kültür varlığı olarak tescil edilen...

1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Kadıköy’de anlamlı etkinlik: Serge Halimi İstanbul’a geliyor

Türkiye’nin aylık gazetesi Le Monde diplomatique Türkçe, 1 Eylül...

Gündeme Dair

Radikal Selefilik Türkiye’de nasıl örgütleniyor? Eski bir üye anlattı

Güçlenirlerse silahlanıp Türkiye'yi hedef alırlar Son yıllarda özellikle Orta Doğu’daki...

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nden kritik uyarı: Türkiye kritik bağımlılıkları yönetemezse karar alma kapasitesi zayıflayabilir

**Türkiye yapay zekâda 2030 rotasını resmileştirdi: Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nden...

Üsküdar’da toprağın altındaki tarih gün yüzüne çıkarıldı: 53 yıllık tescilli yapı korumaya alınıyor

İstanbul Üsküdar'da 1973 yılında kültür varlığı olarak tescil edilen...

1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Kadıköy’de anlamlı etkinlik: Serge Halimi İstanbul’a geliyor

Türkiye’nin aylık gazetesi Le Monde diplomatique Türkçe, 1 Eylül...

Edebiyatın gündelik hayatın içine taşınmasını hedefliyorlar! “Edebiyat Sokakta” Türkiye’ye yayılıyor

“Edebiyat Sokakta” Türkiye’ye yayılıyorTürkiye Yazarlar Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi...

Radikal Selefilik Türkiye’de nasıl örgütleniyor? Eski bir üye anlattı

Güçlenirlerse silahlanıp Türkiye'yi hedef alırlar Son yıllarda özellikle Orta Doğu’daki savaş ve istikrarsız ortamdan ve emperyalizmin desteğinden faydalanan Selefi cihatçı gruplar, Türkiye’de de etkilerini artırdı....

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nden kritik uyarı: Türkiye kritik bağımlılıkları yönetemezse karar alma kapasitesi zayıflayabilir

**Türkiye yapay zekâda 2030 rotasını resmileştirdi: Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nden ‘dijital hegemonya’ raporu Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün “Yeni Güç Mimarisi: Dijital Hegemonya” raporu, 18 Ağustos 2026’da Resmî...

Üsküdar’da toprağın altındaki tarih gün yüzüne çıkarıldı: 53 yıllık tescilli yapı korumaya alınıyor

İstanbul Üsküdar'da 1973 yılında kültür varlığı olarak tescil edilen ancak yıllarca toprak altında kalan tarihi su haznesi, yapılan arkeolojik incelemelerle yeniden ortaya çıkarıldı. İstanbul...