Özel içerik:

Dünyaca ünlü piyanist Evgeny Grinko’dan Türkiye’ye özel jest: İzleyiciyi Türkçe selamladı, Türkçe parça çaldı

Minimalist piyano müziğinin sevilen isimlerinden Evgeny Grinko, uzun süredir...

Adıyamanlılar Vakfı 30’uncu iftar organizasyonunu gerçekleştirdi

Adıyamanlılar Vakfı tarafından bu yıl 30’uncusu düzenlenen Geleneksel İftar...

Feriköy’ün 100. yıl hedefi: Yeniden profesyonel ligler

MEHMET KALFA Türk spor tarihinde önemli bir yere sahip olan...
Ana Sayfa Blog Sayfa 9

Gazeteci Yazar Halil Özer: ” Fenerbahçe Olağanüstü Kongresinde dağ, fare doğurdu.”

0

Gazeteci Yazar Halil Özer RoportajlıkTV’ye özel açıklamalarda bulundu: “FIFA; “Federerasyon, sahaya çıkan oyuncuların güvenliğini sağlamak zorundadır.” diyor.”

Röportaj: UĞUR TEMEL
KURGU-MONTAJ: Bakırköy Eğitim Danışmanlık Merkezi – https://www.bakirkoyedm.com.tr

#FIFA #Fenerbahçe #HalilÖzer #Spor #RöportajlikTV #Röportaj #Kongre

İsmail Kartal Tüm Tebrikleri Hak Ediyor-Musa Uçan Yazdı

0

İsmail Kartal Tüm Tebrikleri Hak Ediyor.

2006 senesinden beri, FETÖ kumpasına uğramaktan, faili hâlâ meçhul olan suikast girişimi atlatmaya, tatil edilmesi gereken maçta şampiyonluğu kaybetmekten, sadece kendisine uygulanan transfer yasağı cezasına kadar başına gelmeyen kalmadı Fenerbahçe’nin.

17 Mart akşamı çıktığı Trabzon deplasmanı, camiada bardağı taşıran son damla oldu.

Ligden çekilme, futbol faaliyetlerine süresiz ara verme, başka bir ligde kulüp alıp futbola devam etme gibi sonuçları Türk futbolunun tüm paydaşları için sarsıcı olabilecek kararların tartışıldığı olağanüstü genel kongreyi toplayan Fenerbahçe, lige devam etme kararı aldı.

Trabzon’da alenen linç girişimi atlatan takım, yönetim ve camianın ayağa kalkmasıyla tekrar sarsıldı. Üzerine bir de “açıklanamayan” ve bitmeyen sakatlıklar eklenince, Fenerbahçe aslında çok zor bir müsabakaya çıktı.

Krunic’in, neden AC Milan’da uzun süre formasını kaptırmadığını taraftara anlattığı maçın ilk 25 dakikasında rakibini sindirip, ilk yarıda fişi çekecek görüntüsü veren Fenerbahçe, İrfan Can Eğribayat’ın laubaliliği sebebiyle rakibe bir gol armağan edince tribün de sustu ve soyunma odasına beraberlikle gidildi.

İkinci yarıda ise kaptanlar yine dümene geçti ve kaliteleri ile taraftara “bize güvenin” dedi.

Tadic, Szymanski, Dzeko, Krunic başta bireysel yetenekler kolektif bir oyuna dönüşünce bu kaotik ortamdan ortaya bir futbol resitali çıktı.

Kendi oğlu ağır darp edilmiş, oyuncusundan malzemecisine tüm ekip ağır bir dönemden geçiyorken hepsini motive edip güçlü ve keyifli futbolla taraftara üç puan hediye eden İsmail Kartal, her türlü övgüyü hak ediyor.

Fenerbahçe Kongre Sonrası Ne Yapacak?

Takımı ligden çekme yetkisini, kongre üyelerinden istemekten vazgeçen Ali Koç ve yönetimi, ilk tepkisini Süper Kupa’yı U-19 takımı ile protesto ve önümüzdeki 2 sene Türkiye Kupasına katılmama kararı ile verdi.

Bana kalırsa, ligden çekilmenin neden bir işe yaramayacağı güzel anlatılsa da, yetki kongre üyelerinden istenmeliydi.

Konferans Ligi çeyrek finaldeki rakibi Olympiakos’un kendi lig maçları ertelenmişken, Fransa gibi ülkelerde bile Avrupa mücadelesi veren ekiplerin fikstürleri değiştirilirken Fenerbahçe’yi, 2 defa ertelenmiş kupada yüksek tempolu derbi maçına çıkartma ısrarı akıl alır gibi değil.

Bu bağlamda Süper Kupa için alınan karar doğru ancak bu karar, doğrudan katılmama şeklinde olmalıydı. U-19 da olsa Fenerbahçe arması sahada, kazanmak için oynar. Aksi görüntü, taraftarda rahatsızlık yaratacaktır.

FIFA, siyasetin futbola müdahalesi konusunda çok katı.

Kongrede alınıp pek üzerinde durulmayan, meselelerin FIFA ve UEFA’ya taşınması maddesi bence en kritik olanı.

Spor Hukuku konusunda ülkenin marka hukukçularından biri olmakla beraber, 3 Temmuz sürecinde, Aziz Yıldırım ile beraber terör örgütünün hedefi olan Şekip Mosturoğlu’un aktif rol alacağını düşündüğüm süreçte Fenerbahçe, FIFA ve UEFA’da hakkını arayacak.

Tahminim o ki Fenerbahçe’nin tezi, TFF’nin bağımsız ve tarafsız olmadığı, siyasetin futbola Fenerbahçe aleyhine müdahale ettiği şeklinde olacak.

Belirtmek gerekir ki usulsüz başkan seçimleri, ülke futbolunu siyasi güçle kontrol altına almaya yönelik olarak değerlendirilecek uygulama ve hatta söylemler FIFA için kırmızı çizgi.

FIFA, dünya futbolunu kontrol etme yetkisi konusunda son derece ‘kıskanç’ ve buna gölge düşürecek hareketler konusunda hiç tavizkâr olmuyor.

Daha önce İngiltere, İspanya, Nijerya, Endonezya, Kuveyt gibi ülke federasyonları şüpheli bulunan durumlar sebebiyle uluslararası turnuvalara katılımın iptali, lisans iptali gibi cezalar aldı veya almamak için federasyon başkan ve yönetimleri istifa etti veyahût FIFA kararlarına mecburen uydu.

Bu bağlamda, eğer Fenerbahçe’nin başvurusu sağlam deliller ve hatta futbol sektöründe yer almış oyuncu, yönetici, eski hakemlerin ifadeleri ile altı doldurulur, FIFA böyle bir müdahale olduğuna kanaat getirirse neticeleri Türk futbolu için ağır olur.

FIFA Düzenlemelerinin 17. Maddesi [2] şunu öngörmektedir:

“Her üye, işlerini bağımsız olarak ve üçüncü tarafların etkisi altında olmaksızın yönetecektir.”

FIFA’nın müdahale olduğuna yönelik bir sonuca varması, millî takımımız ve kulüplerimizin uluslararası turnuvalardan men edilmesinden, Euro 2032 ev sahipliği hakkımızın yanmasına kadar futbolumuzu 50 sene geri götürecek sonuçlar doğurabilir.

Elbette böylesi ağır cezalar, Büyükekşi’nin istifa etmesi ve yeni, sağlıklı, çok adaylı bir seçimle TFF yönetiminin değişmesi ile bertaraf edilebilir ancak Büyükekşi ve yönetimi, Türk futbol tarihine birer utanç abidesi olarak yazılır ve futbol sürse de şaibe gölgesi, işleri şimdi olduğundan bile kötüye götürür.

Büyükekşi, işler buralara gelmeden, millî takımlar sorumlusu Hamit Altıntop dahil olmak üzere tüm çalışma arkadaşları ile beraber istifa etmelidir.

Fenerbahçe’nin Süper Kupa ve Türkiye Kupası protestosu, bu krizin magazin tarafı. TFF meseleleri magazin kısmından okursa, futbol keyfimiz de kalmayacak, hevesimiz de.

MUSA UÇAN

Zafer Partisi Bakırköy Belediye Başkan Adayı Türker Tolga Topaloğlu “Kerimoğlu döneminde, Bakırköy ışıltısını kaybetti.”

0

Zafer Partisi Bakırköy Belediye Başkan Adayı Türker Tolga Topaloğlu: “Bakırköy’ün en büyük sorunu, Kentsel Dönüşümün yapılamamasıdır.”

Röportaj: UĞUR TEMEL
Kamera: Habeş ANIK
KURGU-MONTAJ: Bakırköy Eğitim Danışmanlık Merkezi – https://www.bakirkoyedm.com.tr

#Bakırköy #BakırköyBelediyesi #ZaferPartisi #TürkerTolgaTopaloğlu #RöportajlikTV #Röportaj #Seçim2024

Artıbir Araştırma Genel Müdürü Hüseyin Çalışkaner : “Emekliler, Ak Partiye sarı kart gösterecektir”

0

Artıbir Araştırma Şirketi Genel Müdürü Hüseyin Çalışkaner Röportajlik TV’ye konuştu: “Recep Tayyip Erdoğan, hep sahadaydı.”

Röportaj: UĞUR TEMEL
KURGU-MONTAJ: Bakırköy Eğitim Danışmanlık Merkezi – https://www.bakirkoyedm.com.tr

#RöportajlikTV #Röportaj #Seçim2024 #AkParti #ArtıBirAraştırma

 

Gazeteci Reşat Salihi: Bağdat ve Ankara arasındaki adım geç kalınmıştır

0

Son haftalarda Türk Dış politikasında bir Ankara-Bağdat canlılığını gözlemliyoruz. Özellikle terörle mücadele gündeminde atılacak adımlarda iş birliğinin yeniden tesis edilmesi başta PKK’nın tasfiyesi olmak üzere bir dizi ekonomik ve siyasi sıkıntının da aşılmasına yol açacağı söyleniyor.

Peki bu görüşmeler Kerkük Türklerini nasıl etkileyecek?

Türkiye’nin hiçbir zaman bitmeyecek bir gündemi, şüphesiz ki Kerkük ile bilinen Irak Türklerinin hak ve menfaatleridir. Bu konuda atılan adımlar yeterli mi?

Kerkük Türklerinin gündemini, Ankara-Bağdat yakınlaşmasını, bu konuda çalışmalar yapan ve kendisi de Irak Türkmenlerinden olan gazeteci Reşat Salihi ile konuştuk.

Berat Karaaslan

“PKK IRAK PARLAMENTOSUNDA DA AKTİF”

Son haftalarda Bağdat-Ankara arasında bir yakınlaşma söz konusu. PKK karşıtı bir harekât hazırlığı yapıldığı da söyleniyor. Sizce bu yakınlaşmanın Kerkük Türklerine yansıması nasıl olacak?

Irak konusu sürekli Türkiye’nin gündeminde olması gereken bir meseledir. Bu meseleyi de gündemde tutmak için çabalayan Röportajlık ve siz Berat Bey’e çok teşekkür ediyorum.

Bağdat ile Ankara arasında şu an yaşanan bu yakınlaşma iki komşu ülke için önceden atılması gereken bir adımdı. Aslında geç kalınmıştır. Fakat yine de çok önemlidir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin uğraştığı, PKK terör örgütü gibi bir belâ, Irak sınırları içinde barınmaktadır.

Türkiye’nin ise, terör örgütü PKK’nın, Irak’taki faaliyetlerine engel olması için çabalaması gerekmektedir. Çünkü bugün PKK sadece dağlarda değil, aynı zamanda Irak Parlamentosu içerisinde de aktif bir faaliyet yürütmektedir. Hatta açıkça söylemek gerekir ki, 18 Aralık 2023 yerel seçimlerinden sonra, Kerkük İl Meclisi içerisine dâhi, kravatlı teröristler girmişlerdir.

Türkiye ise önceden atması gereken, Irak ile yakınlaşma adımını geç de olsa atmıştır. Türkiye’nin başlıca yapması gereken ise, siyasi olarak Irak ile iyi ilişki kurması ve bu ilişki neticesinde de siyasi olarak güçlenen PKK’yı bitirmesidir.

Şunu da belirtmek gerekir ki, askeri olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Irak içerisinde çok başarılı operasyonlar gerçekleştirmektedir. Kerkük’ün güneyinde bulunan PKK üslerini, bugün askerî teknolojisi sayesinde, nokta atışı ile vurmaktadır. Bu operasyonlar neticesinde de Irak’ta bizlerin eli güçlenmektedir. Irak ile yakın ilişkilerin tekrardan kurulması ile de teröristler, Irak güvenlik güçlerinin yardımı ile tamamen bölgeden çıkartılacaktır. Bu gibi bir yakınlaşmanın yansımasında ise, Türkiye ve Irak arasında önemli bir köprü olan Irak Türklerinin rolü büyük olacaktır.

“IŞİD’LE SAVAŞ BAHANE, PKK KERKÜK’E SOKULDU

Kerkük’te Türkmenler özellikle son birkaç yıl içerisinde farklı sorunlarla karşı karşıya kaldı. Peşmerge adı altında PKK’nın bölgeye sokulması, Türkçe’nin yasaklanması ve sonra yasağın geri alınması ve Irak Anayasasındaki 140. madde gibi sorunlar zaman zaman gündeme geliyor. Bu sorunun çözümü için Ankara’nın adımlarını yeterli buluyor musunuz? 

Kerkük’te yaşayan Türklerin sorunlarını aslında bugün ile değil de geçmiş dönem ile bağdaştırmamız gerekmektedir. Çünkü uzun bir sürecin gelinen noktasında, Kerkük’teki Türklerin sıkıntıları giderek artmaktadır. Sizin de bahsettiğiniz gibi, Peşmerge adı altında PKK’lıların Kerkük’e sokulması. Bu durum az önce bahsettiğimiz Türkiye’nin geç kalınmış adımından kaynaklanmaktadır. Maalesef ki Türkiye’deki bir gürûh, Peşmergenin PKK’dan farklı olduğunu düşünmektedir. Görünürde öyle olabilir fakat gerçek dünyada ikisini birbirinden ayırmak, bu bölgeyi tanımamak demektir. 2014 yılında IŞİD ile sözde savaşmak için Peşmergeler tarafından Kerkük’e getirilen PKK’lı teröristler, bugün bile Kerkük’ün güvenliği için ciddi bir tehdit olmaktadır. Kerkük’e bağlı Altunköprü bölgemizin 12km kuzeyinde bulunan Mahmur Kampı, bir terör eğitme ve besleme yuvası hâline gelmiştir. Ve bu kampta, Türkiye’nin sözde dostu, stratejik ortağı olan Barzani’den destek alarak ayakta kalmaktadır. Geçtiğimiz 20 Mart 2024 gününde Kerkük’e Mahmur kampından gelip girmek isteyen teröristlere son anda engel konulmuştu.

TÜRKÇE’NİN KULLANILMASINDA İHMALLER DEVAM EDİYOR

Bir diğer sorunuz olan Türkçe meselesi ise, sürekli gündemde olan bir meseledir. Anayasada kazanılmış bir hak olan Türkçe dilini yaşamamızdan, Kerkük’teki ihmaller neticesi ile mahrum kalıyoruz. Bu ne demek oluyor hemen açıklayayım. Kerkük’teki tabelaların tamamında 4 dilde yazı olması gerekmektedir. Ki bu tabelaların çoğunda 5 dilde yazı mevcuttur aslında. Sırası ile; Arapça, İngilizce, Kürtçe, Türkçe ve Süryanice. Türkçe dili ise, Irak Anayasasında 3. resmi dil olarak geçmektedir ancak görünürde bu duruma maalesef zaman zaman, engeller konmaktadır. Örnek verecek olursak, Kerkük Valiliği, resmî yazışmalarında Türkçe dilini de eklemek zorundadır. Fakat ihmaller gereği, bu uygulamada yetersiz kalınmaktadır.

Irak Anayasası’nın 140. Maddesi’ne değinecek olursak, bu konu aslında başlı başına çok özel bir konudur. Ancak özet geçerek Kerkük özelinde anlatmakta şimdilik daha yarar vardır. Diktatör Saddam Hüseyin döneminde Araplaştırma politikası çerçevesinde, Kerkük şehir merkezinden uzak olan ve Arapların yoğun yaşadığı köy, kasaba ve ilçeler, idarî olarak Kerkük’e bağlandı. Bu politika neticesinde de Türklere ait olan araziler, Araplara verildi. Şu anda ise 140. Madde’nin uygulanması ile, Kerkük’e bağlanan bahsettiğimiz köy, kasaba ve ilçeler, tekrardan eskiden oldukları yerlere bağlanacaklar. 140. Madde’nin bazı konularında mutâbık olunsa da genel olarak uygulanması ile Türklerin arazileri çözümsüzlüğe sebep olduğu için bizim tarafımızdan engellenmektedir.

“ITC SEÇİM KARARINDA ERKEN DAVRANMALI”

Irak Türkmen Cephesi Kerkük Milletvekili Erşat Salihi geçtiğimiz günlerde Irak Türkmen Cephesinin, Kuzey Irak’taki seçimlere katılım kararını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini söylemişti. Bu gündemden de bahsedebilir misiniz? Buradaki kaygı ve beklentiler nelerdir?

Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi içerisinde yerel hükümetin kurulması amacı ile seçimler yapılacaktır. Bu seçimlerden önce, yerel anlamda güçlü iki Kürt partisinin ayrışması seçimlere de yansıdı.

Nitekim Talabaniler yani KYB, seçimlere güçlü bir şekilde hazır konumdalar. Ancak Barzaniler yani KDP ise tam tersi bir şekilde bu seçimlerde zayıf bir durumda olduğu için seçimlerin yapılmasını istemiyordu. Geçtiğimiz günlerde KDP’li yetkililer ve birçok siyasi parti seçime katılmayacaklarına dair bazı açıklamalarda bulunmuştu. Irak Türkmen Cephesi ise çok erken davranıp, “Türkmenler Kuzey Irak’taki seçimlere katılacaktır.” mesajını herkese duyurmuştu. Bu kararın tekrardan gözden geçirilmesi gerektiğine dair Erşat Salihi de bahsettiğiniz açıklamayı yapmıştır.

AYRILIKLARIN OLMASI ÇOK NORMALDİR

Kerkük’te Türkmen gruplar arasında bir fikir ayrılığı göze çarpıyor. Bu konuda Irak Türkmen Cephesi’nde bir ayrılık var mı?

Aramızdaki ayrılıkların olması çok normaldir. Her millet gibi bizim de çeşitliliğimizin olmasından daha tabii bir durum yoktur. Ancak bu ayrılıkların da bir sınırı olması gerekmektedir. Bizim bakış açımız nettir. Irak Türklerinin davası millî bir davadır. Bizim burada din ile herhangi bir ayrışmamız yoktur. Mezhepler, dinler bizim için ikinci planda bile değil, tamamen davamızda yeri olmayan meselelerdir. İnsanlarımızın dini bakış açısına inancına asla karışmayız. Türkmenli’de Şii, Sünni, hatta Hıristiyan Türkler yaşamaktadır. Bizim bunların hiçbirisini bir diğerinden üstün tutma gibi bir davamız olamaz. Zaten geçmişte olan dini ayrılıklar neticesinde başımıza binbir türlü belâ gelmedi mi? Bizim bakış açımızda din meselesi, insan ile kendi inandığı arasında olan bir meseledir.

“KERKÜK TÜRKLERİYLE DE ANILSIN”

Son olarak da Türkiye’de başta Kerkük olmak üzere Türkmeneli bölgesine dair var olan kamuoyu tepkiselliğini değerlendirir misiniz? Sizce bu meseleye yeteri kadar önem veriliyor mu? Sizin Türkiye’deki kamuoyunun yaratılması için bir çabanız var mı?

Elbette, bizler şu anda Türkiye’de ister siyasi isterse de sosyal faaliyet yürüten bütün gruplarla görüşmekteyiz. Çünkü Irak Türklerinin davasını Türkiye’de duyurmak ve Türkiye Cumhuriyeti’nde siyaset üstü bir dava hâline getirmek boyun borcumuzdur. “Kerkük” dediğimiz zaman, “Kelkit” ile karıştırılmamalıdır. “Musul” dediğimiz zaman Araplar akla gelmemelidir. Kerkük ve Musul’un Misâk-ı Millî olduğu gerçeği herkesin kafasında yer edilmelidir. Rahmetli Sedat Simavi Kıbrıs davasını nasıl ki, Türkiye’de bir dava hâline getirdiyse, bizler de Türkmeneli davasını aynı şekilde Türkiye’nin ana siyaseti hâline getirmeliyiz. Kerkük sadece türküleri ile değil, Türkleri ile anılmalıdır.

Zafer Partisi Bursa B.B. Adayı Bayram Kazancı: “Aktaş ile Bozbey %25’in altında kalırsa, kazanırım.”

0

Zafer Partisi Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bayram Kazancı’dan Röportajlık TV’ye Özel Açıklamalar: “Bursa, metropol gibi vergi veriyor, kasaba gibi hizmet alıyor.”

Röportaj: UĞUR TEMEL
KURGU-MONTAJ: Bakırköy Eğitim Danışmanlık Merkezi – https://www.bakirkoyedm.com.tr

#Bursa #BursaBüyükşehirBelediyesi #RöportajlikTV #Röportaj #Seçim2024 #ZaferPartisi #BayramKazancı #AlinurAktaş #MustafaBozbey #SelçukTürkoğlu #SedatYalçın

Türk ve Çinli uzmanlar “Küresel Güvenlik” belgeselinde buluştu

0

İsrail’in 21. yüzyılın en büyük sivil kaybına yol açan Filistin’e dönük saldırıları devam ederken, Rusya ve Ukrayna arasındaki hesaplaşma geniş planda ABD, Avrupa Birliği ve NATO’yu kapsayacak şekilde üçüncü yılına girdi. Küresel Barış Endeksi verilerine göre 2023’te hayatını kaybedenlerin sayısı bir önceki yıla göre ikiye katlanırken işgal, iç savaş ya da silahlı ihtilafların 2024’ü daha karanlık hale getirmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Uluslararası toplumun önündeki yakıcı sorun olarak beliren güvenliğin sağlanması için harekete geçen ülkeler arasında Çin’in son dönemde attığı adımlar dikkat çekiyor. Zira 2022 yılında Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in duyurduğu Küresel Güvenlik İnisiyatifi, uzun süredir devam eden Suudi Arabistan ve İran arasındaki normalleşmenin tesis edilmesinde önemli bir rol oynadı. Ülkelerin ya da askeri ittifakların aldığı önlemlerle karşı tarafın güvenlik çıkarlarını tehdit etmemesi gerektiğini vurgulayan Çin’e göre “güvenlik bölünmez bir bütün olarak” ele alınmalıydı. 

Orta Doğu’nun yeni Soğuk Savaşı olarak adlandırılan Riyad ve Tahran arasında işbirliği anlaşmasına vesile olan Çin, Ukrayna konusunda da benzer bir yaklaşım sergileyerek krizin yıldönümünde 12 maddelik barış planı sundu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi içerisinde hem Moskova hem de Kiev yönetimi ile doğrudan temas kuran tek ülke olarak öne çıkan Çin, Mart ayında ise ikinci kez bölgeye özel elçisini yolladı. 

Çin, Filistin konusunda ise tıpkı Türkiye gibi 1967 sınırlarını esas alan bağımsız egemen Filistin devletinin kurulmasını savunuyor. Filistin konusunu “tarihsel haksızlık” olarak tanımlayan Çin Cumhurbaşkanı Xi’ye göre “Bir ulusun meşru hakları ticaretin konusu” olamaz. 

Çin’in kriz noktalarına karşı geliştirdiği Küresel Güvenlik İnisiyatifi Türkiye’de de yakından takip ediliyor. Gazeteci Gökhun Göçmen’in yazarlığını yaptığı, Burak Divarcı’nın görüntü yönetmenliğini üstlendiği Harici Yapım’ın konuya dair hazırladığı belgesele E. Genelkurmay Daire Başkanı İsmail Hakkı Pekin, ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Prof. Dr. Hüseyin Bağcı ve Çin Bilimler Akademisi’nden Yu Guoqing görüşleri ile katkı sundu. 

Gazeteci Yazar Selahattin Adıgüzeller: “Bursa’da Yerel Değil, Genel Seçim Havası Var”

0

Gazeteci Yazar Selahattin Adıgüzeller Röpportajlık TV’ye Bursa Seçimini Yorumladı.

Röportaj: UĞUR TEMEL
KURGU-MONTAJ: Bakırköy Eğitim Danışmanlık Merkezi – https://www.bakirkoyedm.com.tr

#Bursa #BursaBüyükşehirBelediyesi #SelahattinAdıgüzeller #RöportajlikTV #Röportaj #Seçim2024 #AlinurAktaş #MustafaBozbey #SelçukTürkoğlu #BayramKazancı #SedatYalçın

Kırklareli B.B. Mehmet Siyam Kesimoğlu: “Türker, kazanmak için değil kaybettirmek için uğraşıyor.”

0

Kırklareli Belediye Başkanı ve Adayı Mehmet Siyam Kesimoğlu Röportajlık TV’ye konuştu..

“Türker, kazanmak için değil kaybettirmek için uğraşıyor.”
“Ustalık dönemimde bu kente kalıcı eser bırakmak istiyorum.”

Röportaj: UĞUR TEMEL
KURGU-MONTAJ: Bakırköy Eğitim Danışmanlık Merkezi – https://www.bakirkoyedm.com.tr

#Kırklareli #KırklareliBelediyesi #MehmetSiayamKesimoğlu #RöportajlikTV #Röportaj #Seçim2024

Cumhur İttifakı Bakırköy Belediye Başkan Adayı Ali Talip Özdemir: “Viran olmuş bir Bakırköy gördüm”

0

Cumhur ittifakı Bakırköy Belediye Başkan Adayı Ali Talip Özdemir Röportajlık Tv’ye konuştu : “Bakırköy’de huzuru sağlamak lazım.”

Röportaj: UĞUR TEMEL
Kamera: HABEŞ ANIK
KURGU-MONTAJ: Bakırköy Eğitim Danışmanlık Merkezi – https://www.bakirkoyedm.com.tr

#Bakırköy #BakırköyBelediyesi #AliTalipÖzdemir #RöportajlikTV #Röportaj #Seçim2024